Yâr’e söyle..

Posted On Kasım 2, 2009

Kategori: işte böyle birşey

Comments Dropped leave a response

iir5copyqy0[1]

bir sen varsın

bir tek sen

gerisi teferruat..

yâr

yalnızlık

Posted On Ekim 12, 2009

Kategori: işte böyle birşey

Comments Dropped 2 responses

alone-in-the-universe1280[1]

hangi duanın esiri oldum,

hangi gözyaşına tutsak,

neydi beni bu denli yalnız bırakan

karasızlıklarım birbiri peşisıra ilerliyor..

Allah ım beni bana bırakma..

beni sevmediğin kullarının eline bırakma,

Tüm kararsızlıklarımdan sana sığınıyorum, beni affet..

zamanın kutbu

Posted On Ekim 1, 2009

Kategori: Bir damla`bir dokunuş

Comments Dropped 3 responses

zamannedir[1]

”Ama madem biz sofi olduk madem bir ALLAH dostunun elini tuttuk mutlaka onun ahlakıyla ahlaklanmalıyız.eğer sofi o ALLAH dostunun ahlakıyla ahlaklanırsa kimse o kişiye ters bakamaz herkes o kişiyi sever hele hele ailesi daha çok buna sevinirler daha çok mutlu olurlar.”
                                                                                                        GAVS-I SANİ K.S
- ben olamadım demek ki..

nezaman bu sürece giricem,

ailem nezaman ısınacak, nezaman karşı durmaktan vazgecip aynı safta yer alacağız.

rüyaların gerçek olmasını diliyorum..

sabredip, himmet diliyorum..

new post 2

Posted On Eylül 23, 2009

Kategori: işte böyle birşey

Comments Dropped 4 responses

the_last_rose-copy-2[1]

Gül yaşar dikenin himayesinde
Dikenin itibarı gülün sayesinde..

Ahir zaman ümmeti olmak…

bazen geçmiş zamanda yaşamın arzusu sarıyor benliğimi, asrı saadet zamanını düşlemeye bile gücüm yok aslını itiraf etmek gerekirse.O teslimiyeti bulamıyorum düşümde bile. heves etmek ayrı, o hevesin getirisine götürüsüne boyun bükmek ayrı…
Yaşadığım zamanda da kendime bir yer bulamıyorum.
sanırım bu durum birazda, birilerinin bana gösterdiği yere razı olmadığımdan doğuyor.
Nedenler, nicinlerle boğuşurken korkum isyana sürüklenmek…

birde ahir sanal zaman var :)

huzur kentin sakinleri onlar benim için… hepsinde ayrı tad, ayrı güzellikler aldığım… görmeden, tanımadan bilmeden selamlaşıp daha sonra aynı yolda yürüdüğüm… kimiyle aynı yastığı paylaştım, aynı anda secdeye eğildim, aynı halkada Estagfirullah dedim…

benim için doyumsuz insanlar…

hepsi aynı renge boyanmış, ayrı tad almış güzellikler…

içlerinde biri varki, kendi canından birin mezarında babama yasin-i şerif ile ruhuna rahmet okuyan…

daha nice hoş sefalı gönül dostlarım oldu..

ahir zaman ümmeti olmayı ben onlarda gördüm, onlarda tanıdığım,onlarla öğreniyorum… Allah razi olsun

sizi çok seviyorum..

” tek tek isimlerinizi yazmadım, nede olsa siz biliyorsunuz kurbanım ;)

efkarlandım

Posted On Eylül 11, 2009

Kategori: işte böyle birşey

Comments Dropped 8 responses

saynantoniedesaintexupe[1]

Evet hatırladım
Küçük basit şeyler
Yetiyor kederlenmeye
Ya mutluluğa…

Cahit Zarifoğlu

ne güzel yılları beraber geçirmiştik,

küçüktük…

basit olmayan yıllardı,

bugünün taşlarını attığımız yıllardı…

aynı hizaya taşlarımızı attığımızı sanmışım,

farklı yönlere savrulmuşlar oysa taşlarda bizim gibi…

o zamana göre o yıllar; güzeldi, anlamlıydı, kollarımızı kocaman acarak koşardık birbirimize, sarılırken içtenliğin taaa derinlere değdiğini anlardık,

gözlerimizin içinin güldüğü vakitlermiş onlar, menfeat benliğimizi sarmadan önceydi,

10 yıl dan az bugünden geçmişte kalmıştı o günler…

şimdi birbirimizden bir haberiz,

yolda görsek kim bilir tanımayacağız birbirimizi,

ne acı, ne tuaf…

yoyo

Posted On Ağustos 28, 2009

Kategori: işte böyle birşey

Comments Dropped leave a response

ae7451a307b2bdfdc95b97d83c0db469[1]

bu ara alınganlığım üzerimde,

havadaki nemden, esen rüzgardan, yağan yağmurdan, cırcır böceğinden bile alındığımı itiraf edip ağlıyorum…

bu ağlamak neyden neyin nesi bilmiyorum.

içim çok doldu son 1,5 yıldır, kimseye meramımı çözemiyor, bende izah edemiyorum zaten içimdekilerden kurtulamadığım gibi kurtulmak da istemiyorum sanırım. bu nasıl bir çıkmaz Allah’ım…

new post

Posted On Ağustos 3, 2009

Kategori: işte böyle birşey

Comments Dropped 8 responses

d17428d6305686c6658ec24f72d7bc86[1]

Özledim…

şöyle çok fazla değil sadece iki yıl geçmişi şimdilerde yaşamak istiyorum. Kaybedince değer kazanma durumu değil bu. yaşadığım zaman zarfında da kıymetini bildim. sadece geldiğim zaman beni mutlu etmiyor. ne yerde ne gökteyim. yediğimde içtiğimde ehh işte öylesine.

eski dost oldu iki yıl öncesi. ve ben o dostu çok özledim. o dostun bana tanıttığı tattırdığı herşeyi çok özledim. dolu doluydu günlerim.

mutluydum ozaman

şimdi

bilmediğim bir hal içindeyim.

başımı ellerimin arasına aldım ve düşünüyorum ne yapmalıyım o yılı tekrar tekerrüre dahil edebilirim.

ne olsun (?)

Posted On Temmuz 17, 2009

Kategori: işte böyle birşey

Comments Dropped 2 responses

3337eef1292ef8b991b5ea0dc7d50c66[1]

karmakarışık duygular içindeyim.

kolayca kabullenemiyorum.

kararsızlıkların altında eziliyorum.

ihtiraslı insanları görmeye bile dayanamıyorum.

kafamı toplayıp, gerçekten ne istediğime karar veremiyorum.

bu kadar kolay insanların sözlerinden etkilenip etkisinden sıyrılamadığım için kendime çok kızıyorum…

son pişmanlık fayda vermiyorda… :/

ben geldim :)

Posted On Temmuz 2, 2009

Kategori: işte böyle birşey

Comments Dropped 2 responses

b7999d0d2deea0160178e3ea8520e3ff

şimdilik, yeniden buralardayım…

sevgiler

yârde yok olmaktır

Posted On Şubat 15, 2009

Kategori: Bir damla`bir dokunuş

Comments Dropped 10 responses

gavs-i-sani-hz1-184

sordum, niçin nazlısınız ?
dedi; bu tedbir almaktır.

sordum, tedbirin gereği ne ?
dedi; aşkı yoklamaktır.

sordum, buna gerek var mı ?
dedi; bu işte lazımdır.

sordum, gönlünüz geniştir
dedi; gönülsüzler vardır.

sordum, zayıflar ne olacak ?
dedi; vefa, taşımaktır.

sordum, mahrum olan kimdir ?
dedi; münkir, münafıktır.

sordum, mahrumiyet neden ?
dedi; bu, bir Hükm-i Haktır.

sordum, çözmek nasıl olur ?
dedi; kalbi boşaltmaktır.

sordum, kalbin işi nedir ?
dedi; aşkla ağlamaktır.

sordum, aşkın sırrı nedir ?
dedi; yarde yok olmaktır.

sordum, yarin istediği nedir ?
dedi; samimi olmaktır.

sordum, samimiyet nedir ?
dedi; hep yare bakmaktır.

sordum, bu nasıl olacaktır ?
dedi; nefsi bırakmaktır.

sordum, asıl dava nedir ?
dedi; has kulluk yapmaktır.

sordum, bunu yolu nedir ?
dedi; Habibe (sav) uymaktır.

sordum, tavsiyeniz nedir ?
dedi; zikre sarılmaktır.

sordum, zikrin aslı nedir?
dedi; Allah’LA olmaktır.

sordum, buna çare nedir ?
dedi; dostunu bulmaktır.

sordum, dostlar neyi sever ?
dedi; hizmete koşmayı.

sordum, hizmetten gaye nedir ?
dedi; nefsini kırmaktır.

sordum, işin aslı nedir ?
dedi; mert insan olmaktır.

Şair:Selvi.

Sonraki Sayfa »