Kalp Değince

İnanırsın.
Tüm yollar sende biter, sonra seninle yeniden, bambaşka başlar.
Nehirler sende son bulur, sonra seninle daha bir çoşkun , daha bir duru akar.
Damlaları sendendir artık.
Sözler sende biter, sonra seninle ilk harften başlar konuşmaya.
SAna inanarak , seni doğrulayarak başlar.
Çünkü sen inanırsın;
Söylediğinde sözüne,
Sustuğunda sükûtuna ,
Yürüdüğünde adımlarına,
Ve durduğunda bekleyişine…
Şöyle mi böyle mi demeden inanırsın.
Rüzgârla birlikte sağa sola savrularak esmezsin.
Rüzgâr gelir, ferahlığını senden alarak seninle eser.
Hayat seninle yaşar yeniden hayat bularak.
Tereddütleri silinmiştir.
Öyle bir inanışla inanırsın ki ‘ Allah ‘ dediğinde iki cihan seninle birlikte ‘ Allah ‘ der.
Susanlar gönlünü susturmuştur.
( Semerkand Dergisi 116. Sayı Elvida ÜNLÜ)
tatil zamanı

tatil için sahil kasabasını tercih ettik bu yılda . yaklaşık 4 yıldır burayı tercih etmek zorunluluğu oldu adeta bizlerde … elbette kimse kafamıza silah dayamıyor ama işte… neyse
şirin olan bu yerde alışveriş yapmak yiyecek içecek tüketimine çok dikkat etmek lazım zaten alışveriş başlı başına bir sorun dışarda yemek yemek ise ayrı dert . her yer alkollü …
sahili ise bir kaos ortamı… sahile inmekden kaçmama rağmen bu yıl farklı bir baskı vardı 30 dk lık orada durmak inanın işkence .
bugün rastgele okuma turumda karşıma çıkan yazı tevafuk oldu. Sayın M. Erol yazısı, şöyle inceden inceye ;
” Çalışmak kadar dinlenmek, rahatlamak da önemlidir. Tatil yapmak, yorgunluğu atmak için olduğu kadar, çalışmak için gerekli şevk ve enerjiyi toplayarak daha verimli çalışmak için yapılan ve insan tabiatının ihtiyaç duyduğu bir faaliyettir. Hele içinde bulunduğumuz çağın hayat şartları, meşru çerçevede eğlenmeyi, dinlenmeyi ve tatil yapmayı gerekli kılmaktadır.
…
Peki, biz müslümanlar, dindar insanlar için durum nedir? Müslümanlar nasıl eğlenirler, onlar için eğlence ve tatilin anlamı nedir?
Kimi insanlara göre eğlence ve tatil, müslüman hayatının sınırları dışında durması gerekir. Çünkü eğlence ve tatil, vaktin boşa harcandığı ciddiyetten uzak iş bir iştir ve müslümana yakışmaz.
Halbuki müslüman için eğlence, tatil ve dinlenme, boş durmak, boşa zaman harcamak olarak düşünülemez. Aksine kulluğun bilincine varmada farklı bir durumun yaşanması olarak kabul etmek gerekir. Müslüman, eğlencesinde de, tatilinde de, dinlenmesinde de kulluğundan sıyrılamayacağının, kulluktan tatile ayrılamayacağının bilincindedir. Zaten bu dünyada sıkı sıkıya sarıldığı kulluğunun, bir anlamda onu ebedi bir eğlenceye, tatile götürdüğünü de bilmektedir.
Kişinin dininin gereklerini unutacak derecede eğlenceye dalması şüphesiz uygun olmaz. Fakat eğlenirken, gezip görürken ve çeşitli sosyal faaliyetlerde bulunurken de insanın dinini yaşaması mümkündür. Ciddiyet ve eğlenceyi, çalışma ve tatili bir arada ve birbirinin tamamlayıcısı, destekleyicisi olarak düşünmek gerekir. Yoksa boşa harcanan, yani kişinin dünya ve ahiretine bir faydası olmayan çalışma da, tatil de aynı şeydir.
Rabbimiz şöyle buyurur: “De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten Allah her şeye kadirdir.” (Ankebut, 20)
Bir tatil ne kadar iyi planlanır ve ne kadar güzel değerlendirilirse, insan o kadar çok rahatlar, dinlenir ve öğrenir. Buna karşılık plansız programsız, boşu boşuna geçirilen zamana ise tatil denilmez. Tatili, boş durmak, iş görmemek gibi düşünmemek gerekir.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Eğlence ve tatili belli kalıplara sıkıştırıp, bu kalıpların değişmez ölçülermiş gibi algılanması doğru değildir. Herkesin kendi hayat tarzı ve yaşantısı ile yakından ilgili bir eğlence ve tatil yapma biçimi vardır. Müslümanların da, hayatın yorucu, yoğun atmosferinden biraz olsun kurtulup kendilerine gelmeleri için meşru sınırlar içinde yani müberra dinimizin emir ve yasaklarını hassasiyetle gözeterek dinlenmeye, eğlenmeye hakları vardır.
Rabbimizin tevfik ve inayeti ile… “
çok dikkatli olmamız şart her yerde her koşulda… tatil deyince aklımıza gelenleri düşünmemiz lazım bir kez daha…
Ağustos 26, 2008
Ağustos 13, 2008
Ağustos 11, 2008
